|
Dün (19 Mart Çarşamba 2008) bir “Mevlid Kandili”ni daha idrak etmekle şereflendik. Yani 11 Rebiu’l-evvel’i 12 Rebiu’l-evvel’e (bu sene 19 Mart Çarşambayı 20 Mart Perşembeye) bağlayan gece (dün gece), bilindiği gibi, Sevgili Peygamberimizin dünyayı teşriflerinin bir sene-i devriyesi idi. Peygamber Efendimizin doğum gecesi olan “Mevlid-i Nebevi”, asırlardan beri, bütün İslam aleminde, çeşitli faaliyetlerle kutlanmaktadır. Resûlullah (aleyhisselâm) “Mevlid” gecelerinde Eshâbına ziyâfet verir, dünyâyı teşrîf ettiği gecede ve çocukluğu zamânında olan şeyleri anlatırdı. Hazret-i Ebû Bekir, Halîfe iken, Mevlid gecesinde, Eshâb-ı kirâmı toplayıp, Resûlullah’ın dünyâyı teşrîfindeki olağanüstü hâlleri konuşurlardı. İslâm âlimleri de, bu geceye çok önem vermişlerdir. Dünyânın her yerindeki Müslümânlar da, Peygamberimizin ve Eshâb-ı kirâmın yaptıkları gibi, Mevlid gecesinde, Resûlullah Efendimizi anlatan kitâblar, na’tlar, kasideleri okurlar ve Resûlullah’ın dünyâyı teşrîf ettiği bu şerefli gecede sevinirlerdi. |