Ana Sayfa arrow Bir Âyet-i Kerîme Tefsîri arrow FÂTİHA SÛRESİ: 1. ÂYET

logo

FÂTİHA SÛRESİ: 1. ÂYET Yazdır E-posta
Cumartesi, 03 Mart 2007

[Bismillahir-rahmânir-rahîm]

“Fâtiha-i şerîfe” bilindiği gibi "Besmele" ile başlamaktadır. İmâm-ı Şâfiî hazretleri "Bismillahir-rahmânir-rahîm" cümlesini, “Fâtiha  sûresi”nin içinden bir âyet olarak kabûl etmiştir.

İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe hazretleri ise “Besmele-i şerîfe”yi “Fâtiha”dan [bir âyet] telakkî etmemiştir; [fâsıla olarak kabûl etmiştir.]

Hadd-i zâtında "Bismillahir-rahmânir-rahîm"in “Kur’ân-ı kerîm”den bir âyet olduğu konusunda tereddüt yoktur. “Neml sûresi”nde: “O mektûp Süleymân'dandır; Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla (başlamakta) dır” [Neml, 30] âyet-i kerîmesinde "Bismillahir-rahmânir-rahîm"in “Kur’ân-ı kerîm”den bir bölüm olduğu, bir âyet-i kerîmenin bir cüz'ünü teşkil ettiği gâyet açık bir şekilde ortaya konulmuştur.

[Fâtiha-i şerîfenin tefsîrine başlamadan önce şunu belirtelim ki,  “Kur'ân okuduğun (okumak istediğin, okuyacağın zaman), önce o kovulmuş şeytândan Allah'a sığın” (Nahl, 98) emri gereğince, aslında her âyetin başında bizim istiâze okumamız lâzım. “Eûzü billâhi mineş-şeytânir-racîm, Bismillâhir-rahmânir-rahîm” diyerek Cenâb-ı Hakka sığınmamız ve Onun rahmet-i İlâhiyyesine ilticâ ederek okumamız lâzım.]

Bu bakımdan biz “Fâtiha”yı okurken de “Bismillahir-rahmânir-rahîm” ile başlıyoruz ve bu sûretle, ister “Fâtiha”nın kendisinden bir parça olsun, ister müstakil bir âyet olarak bulunsun yahut ta fâsıla olarak gelmiş olsun, “Fâtiha-i şerîfe” ile birlikte devâmlı sûrette "Bismillahir-rahmânir-rahîm"i okuyoruz. Kur’ân-ı kerîmdeki 114 sûreden 113’ünün başında “Besmele-i şerîfe” vardır; yeri geldiğinde arzedeceğimiz vechile, sâdece Tevbe (Berâe) sûresinin başında bulunmamaktadır.

"Bismillahir-ranmânir-rahîm":

Bildiğiniz gibi "Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle başlarım veya başlamam gerekir" diye bir manâ ifâde etmektedir. "Bismillahir-rahmânir-rahîm", Cenâb-ı Hakk’ın adını anarak hayırlı ve faydalı işlerde mutlakâ okunan ve müslümânların genel olarak "Besmele" tabîr ettikleri bir cümledir. Yanî hadd-i zâtında “fiil-i mukadder” olarak gelmiştir; zikredilmemiştir ama âlimler tarafından "Bismillahir-rahmânir-rahîm": “Rahmân ve Rahîm olan Allahü teâlâ’nın adıyla başlıyorum veya başla” manâsında emir olarak açıklanmıştır.

“Kur’ânı kerîm’e, Fâtiha sûresine, Allah'ın adını zikrederek, anarak başlıyorum” demek sûretiyle, biz işin başlangıcında Cenâb-ı Hakk'ın “rahmet-i ilâhiye”sine dehâlet etmiş, sığınmış oluyoruz. Ondan istimdât etmiş oluyoruz.

"Ya Rabbi, Sen’in Rahmetinle, inâyetinle, faydalı ve hayırlı işlere ben cür’et, tâkat ve kuvvet buluyorum. Bunları senin lutfunla, rahmetinle gerçekleştirebiliyorum" diyerek, Cenâb-ı Zül-celâl hazretleri’nin “rahmet-i ilahiye”sinin önemine biz bu sûretle işâret etmiş bulunuyoruz.
    
Bu Kur’ân-ı kerîm’de ilk sûreyi okurken, devâmlı söylediğimiz “Besmele-i şerîfe”yi, aynı zamanda hayırlı ve faydalı işlerde de zikrediyoruz. Peygamber Efendimiz, bir hadîs-i şerîflerinde: “Bir işe Besmele ile başlanmamışsa, o işin sonu yoktur, o akîmdir, yani netîcesizdir. Ondan bir bereket ve fayda elde edilemez” buyurmuşlardır. Onun için mü’minler, bütün faydalı ve lüzûmlu, hayırlı işlerinde devâmlı sûrette “Bismillahir-rahmânir-rahîm” demeyi, Allah'ın ismiyle hayırlı işlere başlamayı, kendileri için bir vazîfe telakkî etmişlerdir. Bunu güzel bir âdet hâline getirmişlerdir.

DİPNOT:
E'ÛZÜ ve BESMELE HAKKINDA AÇIKLAMA

E'ûzü Nedir? Nerelerde ve Nasıl Okunur?


Eûzü okumak, “Eûzü billahi mines-şeytânir-racîm” demekdir. Ma'nâsı, “Allahın rahmetinden uzak olan ve gazabına uğrayarak dünyada ve âhirette helâk olan şeytandan, Allahü teâlâya sığınırım, korunurum, yardım beklerim” demekdir.

Kur'ân-ı kerîm okumaya “E'ûzü…” ile başlamak, okurken konuşmamak, şayet konuşursa, tekrar “E'ûzü” okuyarak başlamak lâzımdır. Abdullah ibn-i Abbâs diyor ki: Resûlullah (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Kur’ân-ı kerîme saygı göstermek, E'ûzü okuyarak başlamakla olur ve Kur’ân-ı kerîmin anahtarı, Besmeledir.” Allahü teâlâ, Nahl sûresinin doksanyedinci âyetinde meâlen, Peygamberine (sallallâhü aleyhi ve selem) “Kur'ân-ı kerim okuyacağın zamân E'ÛZÜ... söyle” buyurmuştur.

Kur'ân-ı kerîmi abdestli olarak okumak, sağ el ile tutmak, dizden aşağı koymamak, bitirince açık bırakmamak, başka şey yaparken kapayıp yüksek bir yere koymak, okurken konuşmamak, konuşursa, tekrar E'ûzü okuyarak başlamak lâzımdır. Sûre veya âyet okumağa başlarken E'ûzü okumak vâcibdir. Okumayı bitirince “Sadakallahül-azîm” demelidir. Mushafı [ve Kur'ân-ı kerîm bulunan teybi] ayağa kalkarak almalıdır.

Gadaba gelince, öfkelenince Eûzü besmele ve iki “Kul Eûzü”’yü okumalıdır. Hadîs-i şerîfde, “Gadab, şeytânın vesvesesinden hâsıl olur. Şeytân, ateşden yaratılmışdır. Ateş, su ile söndürülür. Gadaba gelince, abdest alınız” buyuruldu.

E'ûzü İle Başlayan Bazı Kıymetli Dualar

1-Her sabâh veya akşam devamlı olarak üç kerre “E'ûzü billâhis-semî'il-alîmi mineş-şeytânir-racîm” diyerek “Haşr” sûresinin sonunu okuyanlar “Âhıret şehîdi” olurlar. Hiç harâm lokma yimemiş, “Takvâ ehli” çürümez. Çürümenin, şehîdlik ile alâkası yokdur.

2-Göz değen kimseye, Peygamber Efendimizin bildirdiği şekilde “E'ûzü bi-kelimâtillâhit-tâmmâti min şerri külli şeytânin ve hâmmetin ve min şerri külli aynin lâmmetin” duasını okumalıdır. Bu ta'vîz (duâ) her sabâh ve akşam üç def’a okunup kendi üzerine veyâ yanındakilerin üzerine üflenirse, göz değmesinden ve şeytânların ve hayvanların zararından korur. Bir kimseye okurken, “E'ûzü” yerine “Ü'îzüke” denir. İki kişiye okurken “Ü'îzü-kümâ” denir. İkiden fazla kimseye okurken, “Ü'îzü-küm” demelidir,

3-Her müslümân, sabâh ve akşam, şu îmân duâsını okumalıdır; “Allahümme innî e'ûzü bike min en-üşrike bike şey-en ve ene a'lemü ve estağfîrü-ke li-mâ lâ-a'lemü inneke ente allâmül-ğuyûb: Allah’ım! Sana bilerek herhangi bir şeyi ortak koşmaktan Sana sığınırım; bilmediğim şeylerden dolayı da Senden mağfiret istiyorum; muhakkak ki Sen gaybları en iyi bilensin”. Sabâh duâsı gece yarısında okumağa başlanır. Akşam duâsı zevâlden başlar.

4-Hadîs-i şerîfde buyuruldu ki, “Bir yere gelen kimse Eûzü bikelimâtillâhi-ttâmmâti min şerri mâ haleka okursa, o yerden kalkıncaya kadar, ona hiçbirşey zarar, kötülük yapmaz.”

[Korkulu şeyden kurtulmak ve bir dileğe kavuşmak için, Tâhâ sûresinin otuzyedinci âyetinden “Velekad”’dan, otuzdokuzuncu âyetin sonuna “alâ aynî”’ye kadar kâğıda mürekkeble yazıp, bir şeye yedi kerre sarıp, yanında taşımalıdır. Fâidesi çok görülmüşdür.

Korkulu yerlerde ve düşman karşısında ve emin ve râhat olmak için “Li-îlâfi” sûresini okumalıdır. Tecribe edilmişdir. Her gün ve her gece, hiç olmazsa, onbirer def’a okumalıdır.

Besmele Nedir ve Faziletleri Nelerdir?

Besmele okumak, “Bismillahir-rahmânir-rahîm” demekdir. Besmelenin ma'nâsı: “Her var olana, onu yaratmakla iyilik etmiş ve varlıkda durdurmakla, yok olmakdan korumakla iyilik etmiş olan Allahü teâlânın yardımı ile, başlıyorum. Ârifler, Onu ilah olarak tanıdı. Âlemler, Onun merhameti ile rızk buldu. Günâh İşliyenler, Onun rahmeti ile Cehennemden kurtuldu” demekdir.

1-Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), Besmelenin faziletleri hakkında buyurdu ki:

“Hoca çocuğa, Besmele okur, çocuk da söyleyince, Allah-ü Teâlâ, çocuğun, anasının, babasının ve hocasının Cehenneme girmemesi için sened yazdırır.”

“Besmele ile başlamıyan her mühim iş bereketsiz olur.”

“Yazarken Besmele çekin. Hâcet kolay yerine gelir, Allahü teâlâ da râzı olur.”

“Eve girerken Şeytan da sizinle birlikte girmeye çalışır. Fakat girerken Besmele çekilince şeytan,
"Bu eve girmeme imkan yok" diyerek döner.”

“Bir vartaya [zor duruma] düşen, "Bismillâhirrahmânirrahîm, lâ havle ve la kuvvete İllâ billahil-aliyyil-azîm" derse, Allahü teâlâ, onu her türlü belâ ve musîbetten korur.”

“Allahü teâlâ, işine Besmele ile başlayanı affeder.”
 
2-Abdullah ibni Mesud "radıyallahü anh" diyor ki: “Cehennemde azab yapan ondokuz melekden kurtulmak istiyen, Besmele okusun! Besmele, ondokuz harfdir.” Levh-i mahfuzda, ilk yazılan, Besmeledir. Âdem’e (âleyhisselam) ilk gelen, Besmeledir. Mü'minler, Besmele yardımı ile, Sıratdan geçer. Cennet davetiyyesinin imzası Besmeledir.

Besmele Nerelerde okunur?

1-Hayvan keserken, av hayvanına ok atarken, ava, talim edilmiş, öğretilmiş köpeği gönderirken, “Bismillah” veya “Allahü ekber” demek vâcibdir. Besmeleyi, “Bismillahir-rahmânir-rahîm” diye tam söylemek de olur.

2-Her rek’atte, imâmın ve yalnız kılanın Fatihadan önce, Besmele okuması sünnettir. Fatihadan sonra besmele çekmek lâzım değildir. Çekilirse iyi olur.

3-Akşam, sabâh “Bismillahir-rahmânir-rahîm, bismillahillezî lâ yedurru ma'asmihî şey'ün fil-erdi velâ fis-semâi ve hüves-semîul-alîm” duasını okuyan kimse, sihr ve zâlimlerin şerrinden ve belâlardan emîn olur.

4-Abdest almağa, yimeğe, içmeğe ve her faideli işe başlarken, Besmele çekmek sünnetdir. Yürümeğe, oturmağa, kalkmağa başlarken okumak mubahdır.

Yemeğin evvelinde, Besmele-i şerîfeyi söylemeyen kimse, üç zarara uğrar:
a) Şeytân kendisiyle birlikde yemek yer.
b) Yediği yemek bedenine maraz, hastalık olur.
c) Yemekte bereket olmaz.

Yemekten önce Besmele söylemenin üç faidesi vardır:
a) Şeytân yemeğe ortak olmaz.
b) Yemek bedenine şifâ olur.
c) Yemekte bereket olur. Yimeğe başlarken Besmele söylemeği unutursa, hâtırladığı zemân “Bismillâhi evvelehû ve ahirahû” söylemelidir

Besmele Nerelerde Okunmaz?

1-Avret yerini açarken, necaset bulunan yere girerken, Besmele çekmek mekruhdur.

2-Berâe suresini, evvelki sureye bitişik okurken, Besmele çekmek mekruhdur.

3-Sigara içmeğe ve bunun gibi, fena kokulu şeyleri, mesela soğan, sarımsak gibi şeyleri yimeğe ve sakal traşı olmağa başlarken, Besmele çekmek mekruhdur.

4-Haram işlemeğe başlarken, Besmele çekmek haramdır. Hatta, domuz eti ve şarap gibi kat'î haram olan şeyleri yerken ve içerken, bile bile, Besmele çeken kâfir olur dediler.

5-Kur’ân-ı kerîm niyyeti ile, cünübün Kuran-ı kerîm okuması haramdır.

 
< Sonraki   Önceki >