Bir Menkıbe
HAYIRLISI OLSUN | HAYIRLISI OLSUN |
|
|
| Cuma, 24 Ağustos 2007 | |
|
Ali Ömerî, evliyânın büyüklerinden. İsmi, Ali bin Mustafa Ömerî'dir. Hazret-i Ömer bin Hattâb'ın soyundandır. Dımeşk (Şam)da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. Babası Mustafa Ömerî, zamânının önde gelen evliyâsından idi. Ali Ömerî 1904 (H.1322) senesi Trablusşam'da vefât etti. Vefâtını önceden haber verdi ve defnedileceği yeri gösterdi.Burası evinin yanında bir yer idi. Sonradan kabri üzerine büyük bir kubbe yapıldı. Türbesi, ziyâret mahallidir. Ali Ömerî, evliyâ bir zât olan babasının himâye ve terbiyesinde yetişti. Kendisinde küçük yaşlarda büyüklük ve evliyâlık hâlleri görülmeye başlandı. Henüz yirmi yaşlarında babasının emri üzerine Şam'ın sâhil şehirlerinden Lazkiye'ye gitti. Kendisi anlatır: "Lazkiye şehrine vardım. Câmi-i Uveynî'ye giderek, orada ibâdetle günlerimi geçirmeye başladım. Yedi sene insanlardan uzak, gönlümü Rabbime vermiş bir halde nefsimin terbiyesiyle meşgûl oldum. Beni mânevî hâller kaplamaya başladı. Sonra dağlara ve çöllere düşüp senelerce ilâhî aşk ile kendimden geçmiş olarak dolaştım. Aklım başıma, şuurum yerine gelince, Lazkiye'ye döndüm. Ev bark edinip evlendim. Sonra Trablusşam'a yerleştim. Orada yaşamaya, insanları mânevî yönden terbiye ederek, dünyâ ve âhiret seâdetine kavuşmalarına çalıştım." Ali bin Ömerî hazretleri, gösterdiği güzel hâller ve kerâmetler ile çok meşhur oldu. Herkesin sevgi, saygı ve îtimâdını kazandı. Câmiu Kerâmât kitâbını yazan Yûsuf Nebhânî hazretleri onun hakkında; "Bu zamanda hârikulâde hâlleri bu kadar çok ve sayılamayacak derecede olan başka birini bilmiyorum." demektedir. Yûsuf Nebhânî hazretleri anlatır: "Bir zaman Lazkiye şehrinde cezâ mahkemesi reisi idim. İstanbul'dan bir mektup geldi. Mektubu Ahmed Cevdet Paşa yazmıştı. Mektupta Şam'a mahkeme reisi olarak tâyin edildiğimi, birkaç güne kadar imzâdan çıkacağını ve telgrafla tarafıma bildirileceğini yazıyor ve sevinmem gerektiğini haber veriyordu. Bunun üzerine Şeyh Ali Ömerî hazretlerine durumu bildiren bir mektup yazdım. Cezâ Mahkemesi reisi olarak Şam'a tâyin edilmekte olduğum haberini verdim. Bu işin hangisinin hakkımda hayırlı olduğunu sordum. Zîrâ Lazkiye'de rahattım. Çok geçmeden mektubuma cevap geldi. Ali Ömerî hazretleri gönderdiği mektubunda; "Sen, Şam'a tâyin edilmeyecek, yerinde kalacaksın. Üzülme!" diyordu. Daha sonra İstanbul'dan bir mektup aldım. Dostum Ahmed Paşa tâyinimin durduğunu, bir başkasının tâyininin yapıldığını bildiriyor ve hayırlısının olmasını yazıyordu. Şeyh Ali Ömerî hazretlerinin bereketiyle olduğum yerde kaldım. Bu, onun kerâmeti idi." |
| < Sonraki | Önceki > |
|---|